Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /var/www/vhosts/haberstand.com/public_html/wp-content/themes/haber/header.php on line 111

Bağdadi nasıl Bağdadi oldu

  • 21 Mart 2018
  • 447 kez görüntülendi.
Bağdadi nasıl Bağdadi oldu
Konu Altı

Dünya IŞİD’i gazetecilerin kafasının kesilmesi ve kadınların pazarda köle olarak satılmasıyla tanıdı. IŞİD’de katliam emrini veren ad ise, “Görünmez Şeyh” olarak ün yapmıştı. İstihbarat örgütlerinin bile tek bir vesikalık fotoğraftan tanıdığı adam 29 Haziran 2014’te kamuoyunun önüne geçerek halifeliğini duyuru etti.

Yıl 2009. Yer, Irak’ın petrol kenti Basra’nın kıyı kasabası Um Kasr’daki ABD hapishanesi “Camp Bucca”. Hapishane kapatılarak ırak hükümetine devredileceği için serbest kalan Iraklı tutuklu, “Camp Bucca” Komutanı Albay Kenneth King’e, “Sizinle artık New York’ta buluşuruz” diye seslendi. Irak’ta Saddam rejimini deviren isimlerden olan Albay Kenneth King, bu sözün ne anlama geldiğini anlamak için 29 Haziran 2014 gününe kadar beklemek zorundaydı.

Irak’ın ikinci aka kentini ele geçiren IŞİD adına Musul’da Merkez Camii’de Cuma hutbesi veriliyordu. Hutbe için kürsüye çıkan kara sarıklı ve cübbeli adam, “Bana ağır bir mesuliyet ve ulu bir vazife verildi” sözleriyle halifeliğini duyuru ediyordu. “Allah, bize düşmanlarımızla savaşmamızı ve dini ikame etmek için onun yolunda cihat etmemizi emretti” sözleriyle konuşmasına devam eden adamın yüzünü kamera televizyon ekranına yaklaştırdığında, Albay Kenneth King 4 sene evvel mana veremediği, o cümleyi hatırladı.

Irak ve Suriye’de aka bir bölgeyi kontrolü altına saha ve iki ülkede yaklaşık 30 bin silahlı militanı olan IŞİD, Irak’ın petrol rezervi zengini ikinci aka kentini de ele geçirmişti. Musul’u ele geçiren IŞİD, merkez bankasındaki nakit rezervine el koyarak bir günde 500 milyon dolar daha zenginleşmişti. IŞİD, ırak Kara Kuvvetleri Komutanı iç tüm askerlerin bırakarak kaçtığı askeri mühimata da el koymuştu. Garp basını 30 bin militanı olan ve dünyadaki enerji ihtiyacına mühim katkı sağlayan bir kenti tek kurşun atmadan ele geçiren bir örgütün liderini merak ediyordu.

İŞID 2014 Haziran ayında Musul’u ele geçirdiğinde, Ebu Bekir El Bağdadi dünya medyası tarafından yukarıdaki vesikalık fotoğrafla tanınıyordu. 

PANTOLON YERİNE BURKA
Liderinin kimliği fazla bilinmese de, dünya IŞİD’in koyduğu kurallar ve katliamlarla tanışmaya başlamıştı. Musul’dan evvel Suriye’nin kuzeyindeki Rakka kenti IŞİD’in eline geçmişti. Ülkenin en hoşgörülü kentlerinden biri olan Rakka’yı başşehir duyuru eden IŞİD, tüm kadınlara “burka” giyme zorunluluğu getirirken, pantolonu yasakladı.

Kent halkı, zinayla suçlanan kadınları taşlayarak öldürmeye zorlandı. Hırsızların elleri kesilirken, IŞİD’e muhalif duyuru edilenler ya kafaları bıçakla kesildi ya da çarmıha gerildi. Rehin alınan Batılı gazetecilerin kafaları kesildi ve görüntüleri sosyal medya üzerinden servis edildi.

TEK ADAM ÜÇ İSİM  
Dünya, Musul’u kontrolü altına aldıktan sonra 29 Haziran 2014’te Cuma hutbesiyle “İslam Devleti” kurduğunu ve halifeliğini duyuru ettiğini belirten kişiyle de tanışmış oldu. Kendini “Halife İbrahim” duyuru eden kişi “Ebu Bekir El Bağdadi” olarak anılıyordu. Gerçek ismi ise, “İbrahim Avvad İbrahim Ali El Bedri Samarayi” olan kişinin bilinen tek bir fotoğrafı vardı. O fotoğraf da, Albay Kenneth King’in komutanlığını yaptığı “Camp Bucca”da çekilmişti.

Dünyanın vesikalık tek bir fotoğrafla, ABD’li Albay Kenneth King’in ise, “Sizinle artık New York’ta buluşuruz” sözüyle tandığı İbrahim Avvad İbrahim Ali El Bedri Samarayi (İbrahim Ali El Bedri), Irak’ta Sünnilerin yoğun yaşadığı Samara kentinde 1971’de doğdu. Bağdadi kişiliğinin şekillendiği yılları ise, Irak’ın başkenti Bağdat’taki Tobçi semtinde geçirdi. Üniversite eğitimi için başkente taşınan İbrahim Ali El Bedri, İslam Üniversitesi’nde din eğitimi aldı.

Siyah bir bayrağ olan IŞİD’in militanları da kara giymeyi tercih ediyor. 

TEK GÖZ BİR EVDE YAŞIYORDU
İslam Üniversitesi’nde doktorası bulunan ve bir devre öğretim üyesi olarak da çalışan İbrahim Ali El Bedri’nin Bağdat’taki günlerini, o devre yakın arkadaşı olan Ebu Ali İngiliz The Telegraph gazetesine anlattı. Üniversite öğrencisi İbrahim Ali El Bedri, Bağdat’ta Sünni ve Şiilerin beraber yaşadığı Tobçi semtinde bir camiye bitişik inşa edilen tek odalı bir yerde yaşıyordu. Kirada oturan İbrahim Ali El Bedri’nin ev sahibi caminin imamıydı. 2004 yılına kadar 10 yıldan fazla Tobçi’de ikameti bulunan İbrahim Ali El Bedri, çevrede utangaç, göze batmayan bir din alimi olarak biliniyordu. İmamın olmadığı zamanlarda cemaate namaz kıldıran İbrahim Ali El Bedri’nin en fazla öne çıkan yönü ise, semt futbol takımında gösterdiği performanstı.

‘BİZİM TAKIMIN MESSİ’YDİ’
Ebu Ali semt takımındaki arkadaşını, “O bizim takımın Messi’ydi” sözleriyle tanımlıyor. Amatör grup maçları için öbür kasabalara da gittiklerini belirten Ebu Ali, mahalleden arkadaşı olan İbrahim Ali El Bedri’nin takımlarının en iyi oyucusu olduğunu kabul ettiğini ancak “büyük bir vaiz ve din alimiydi” sözlerine kimsenin kendisini inandıramayacağını belirtiyor.

IŞİD militanları ele geçirdikleri kentlere askeri düzenle giriyor. 

YAŞAM ÇİZGİSİNİ DEĞİŞTEREN KAVGA
Gelecekte Musul’da kendisini “Halife İbrahim” duyuru edecek olan İbrahim Ali El Bedri’nin Tobçi semtindeki macerası bir kavgayla noktalandı. Cami imamı, cemaat tarafından da sevilen İbrahim Ali El Bedri’yi, mensubu olduğu İslam Partisi’ne aza yapmak istedi. O dönemde Selefilerle tanıştığı iddia edilen İbrahim Ali El Bedri, Allah’ın yasalarına karşı olduğu için bu daveti kabul etmedi. Bu duruma öfkelenen cami imamı, İbrahim Ali El Bedri’yi evinden kovdu.

Ebu Ali’ye göre mahallenin mahcup ve silik vaizi İbrahim Ali El Bedri’yi cihatçılarla tanıştıran da, bu vaka oldu. Daha sonra Ebu Bekir El Bağdadi ismini alarak IŞİD’in başına geçecek İbrahim Ali El Bedri’nin kendisinden intikam alacağından korkan cami imamı yıllar sonra ailesiyle beraber yurtdışına kaçtı ve bir daha art dönmedi. 

SAKIN VE SİLİK BİR KİŞİLİK
Telegraph gazetesine IŞİD lideri Bağdadi ile ilgili bilgi veren bir öbür ad ise, üniversite yıllarından arkadaşı Ahmet El Dabaş oldu. ABD’nin 2003 yılında Irak’a girmesi sonrasında işgal güçlerine karşı “Irak İslam Ordusu” örgütünün liderliğini yapan Ahmet El Dabaş, İslam Üniversitesi’nden tanıdığı Bağdadi’yi şu sözlerle tanım ediyor:

“Bağdadi’yi Bağdat’ta İslam Üniversitesi yıllardından tanıyorum. Yakın dost değildik ama aynı dersleri alıyorduk. Sakin ve silik bir kişilikti. Zamanının çoğunu tek başına geçiriyordu. Tüm isyancı liderleri kişisel olarak tanıyordum. Zarkavi bana bir kardeşten daha yakındı.

Bağdadi’nin 4 sene geçirdiği “Camp Bucca.” ABD buraya  26 bin kişiyi hapsetmişti. “Bucca” ismi ise 11 Eylül saldırısında vazife sırasında hayatını kaybeden itfaiye eri Ronald Paul Bucca’nın soyadından alınmıştı. 

4 YIL TUTSAK KALDI
Bağdadi’nin cihatçılarla nasıl iletişim kurduğu tam olarak bilinmiyor. Bu konudaki en inandırıcı senaryoyu ise, Iraklı terör uzmanı Hişham El Haşimi veriyor. Haşimi’ye göre, Bağdadi’nin yolunun cihatçılarla birleşmesini sağlayan taşları ABD döşedi. 2005-2009 yılları arasında esir olarak Um Kasr’daki ABD hapishanesi “Camp Bucca”da kalan Ebu Bekir El Bağdadi, 26 bin öbür esir gibi işkenceden geçirildi. Bağdadi, ABD işgaline karşı çıktığı için cezaevine konuldu. Ancak 4 yıllık tutsaklığı döneminde isyancı bir görüntü vermedi. Öyle ki, 2009’da mahpushane kapatılmaya karar verilince, serbest bırakıldı.

‘CIA VE MOSSAD’IN PRODÜKSİYONU’
İşte tam bu noktada Bağdadi’yle ilgili öbür bir komplo teorisi ortaya çıkıyor. ABD, Avrupa, İran, Kürtler ve hatta Esad’ı aynı safta buluşturan IŞİD’le ilgili bir makale İran’ın İngilizce yayın yapan televizyonu “Press TV”nin internet sitesinde yayınlandı. “Ebu Bekir El Bağdadi Kimdir?” başlıklı makalenin altında Batılı bir düşünür olan Dr. Kevin Barrett’in imzası bulunuyor. İslam va Arap dünyasıyla ilgili araştırmalarıyla tanınan Barrett’a göre, IŞİD ve lideri Ebu Bekir El Bağdadi, ABD istihbarat örgütü CIA ve İsrail istihbarat örgütü MOSSAD’ın ortak bir prodüksiyonu.

IŞİD, ABD’li gazeteci James Foley’nin kafasını kestiği görüntüleri yayınladı. 

BEYİN YIKAMA PROGRAMI
Barrett’a göre, Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı CIA, “Camp Bucca”da 4 sene boyunca IŞİD lideri Ebu Bekir El Bağdadi’ye hususi alaka gösterdi. Bağdadi 4 sene boyunca CIA’in “beyin yıkama” programına doğal tutuldu. CIA’in 1950 yılından bu yana “MK Ultra” olarak adlandırdığı “beyin yıkama” programı üzerinde çalıştığını iddia eden Kevin Barrett, ABD’nin 1960’lı yıllardan itibaren vakit vakit bu programa başvurduğunu savundu. Barrette’e göre, CIA 1968’de “beyin yıkama” yöntemiyle senatör Robert F. Kennedy’i “Sirhan Sirhan” isimli saldırgana öldürttü. Dr. Kevin Barrett’in iddiasına göre, 900’den fazla kişiyi toplu olarak intihara götüren ve liderliğini rahip Jim Jones’un yaptığı “Halkın Tapınağı” tarikatı da, CIA’in “beyin yıkama” programının ürünüydü.

‘İSLAMİ’ VERSİYON
“Press TV”deki makalede Dr. Kevin Barrett, CIA’in “Halkın Tapınağı” benzeri bir “beyin yıkama” programını “IŞİD” ve “Ebu Bekir El Bağdadi” üzerinde denediğini ileri sürdü. Berrett’e göre, kendini “İslam halifesi” duyuru eden Ebu Bekir El Bağdadi, 1978’de Jonestown’da 911 müridiyle beraber intihar eden rahip Jim Jones’un “İslami” versiyonu.

ZERKAVİ’Yİ ÖRNEK ALDI
Bağdadi’nin kim olduğu ve cihatçılarla nasıl bağlantı kurduğuyla ilgili bir makale de, “Bruce Riedel” imzasıyla “al-monitor.com” sitesinde yayınlandı. Riedel’in iddiasına göre, ırak El Kaidesini kurarak IŞİD’in temellerini atan Ürdünlü radikal İslamcı Ebu Musab El Zerkavi ile Ebu Bekir El Bağdadi yakın dostluk kurdular. Zerkavi ve Bağdadi, Afganistan’a giderek El Kural saflarında savaştı. İkili burada Afganistan Talibanı ile iyi ilişkiler kurdu. Ancak ABD’nin 11 Eylül saldırıları sonrası Afganistan’ı işgal etmesiyle beraber Zerkavi ve Bağdadi kaçarak Irak’a gitti.

Irak ve Suriye topraklarında devlet kurduğunu duyuru eden IŞİD nakit bile bastı. 

İKİ SALDIRI SONRASI LİDER
Komplo teorileri ne derse desin, Ebu Bekir El Bağdadi’nin IŞİD içerisinde hızla yükselmesine tekrar ABD’nin iki saldırısı sebep oldu. Irak’ta ABD işgali döneminde yaptığı katliamlarla El Kural lideri Usame Bin Ladin’in bile tepkisini çeken Ürdünlü Ebu Musab El Zerkavi, 2006 yılında ABD’nin bir hava saldırısında öldürüldü. ırak El Kaidesinin liderliğine Zerkavi’nin yerine Ebu Ömer El Bağdadi getirildi. Zerkavi’in öldürülmesi sonrası mühim zor kaybına uğrayan ırak El Kaidesini 2010 yılına kadar Ebu Ömer El Bağdadi yönetti. O da Zerkavi gibi ABD hava saldırısında öldürüldü. Hücum sonrası yeni lideri seçmek için Irak’ın kuzeyindeki Ninova bölgesinde toplanan ırak El Kural Şurası, Ebu Bekir El Bağdadi’yi yeni önderleri olarak duyuru etti. Seçim öncesi fazla talih tanınmayan Bağdadi, 11 üyeden 9’unun oyunu almıştı.

BİN LADİN’İN VELİAHTI
Irak El Kaidesi lideri olan Ebu Bekir El Bağdadi, El Kaide’nin ABD operasyonunda öldürülen lideri Usame Bin Ladin ve onun yerine seçilen Eymar El Zevahiri’den farklı bir taktik izledi. Bağdadi, El Kural liderleri Bin Ladin ve Zevahiri gibi görüntülü mesaj yayınlamıyor ve fotoğraf çektirmiyordu. Toplantıların çoğuna da, yüzü kapalı bir şekilde iştirak ediyordu. Bu tavrı Bağdadi”ye “Görünmez Şeyh” lakabını kazandırırken, düşmanlarından bile övgü alıyordu. Amerikan Washington Post gazetesi köşe yazarlarından David Ignatius, “El Kural lideri Usame bin Ladin’in gerçek veliahtı IŞİD lideri Ebu Bekir El Bağdadi’dir” cümlesini yazacaktı.

IŞİD’İ SURİYE’DEKİ İÇ SAVAŞ BÜYÜTTÜ
IŞİD’in El Kaide’den daha aka bir tehlike haline gelmesinde ise, Suriye’deki iç harp aka bir rol oynadı. Zerkavi’nin öldürülmesi sonrası Irak’ta marjinalleşen teşkilat 2011 yılında Suriye’de çatışmaların başlamasıyla gözünü bu ülkeye çevirdi. 2011 yazında 8 silahlı militan hususi bir misyon çerçevesinde Irak’tan Suriye’ye geçti. Grubun liderliğini Ebu Muhammed El Culani yapıyordu. Bağdadi, Culani’ye Suriye El Kaidesini kurma görevini vermişti.

IŞİD’in Yezidilere saldırısı sonrası, ABD koalisyon ortaklarıyla beraber hava operasyonlarına başladı. 

NUSRA CEPHESİNİ KURDURTTU
Suriye’de El Kaide’ye bağlı El Nusra Cephesi’ni kuran radikal İslamcı Ebu Muhammed El Culani, örgütün Irak’taki metodlarının hiçbirini Suriye’de hayata geçirmedi. Şiddetten ırak duran militanlar, kendilerini insani yardım faaliyetlerine adadı. Hür Suriye Ordusu gibi muhalif gruplar, Esad rejimine karşı savaşırken, El Nusra militanları çatışmalardan ırak duruyor ve ülkedeki varlıklı kaynakları ele geçirmek için etkinlik yürütüyorlardı.

EL KAİDE İLE ANLAŞMAZLIK
Ancak Ebu Bekir El Bağdadi, 2013 Nisan ayında Suriye’deki El Nusra Cephesi’nin kontrolünü ele geçirmek için El Kural lideri Eyman El Zevahiri’yi çileden çıkaran bir izah yaptı. Kendini ırak ve Suriye’deki El Kaide’nin lideri duyuru eden Ebu Bekir El Bağdadi, ırak Şam İslam Devleti IŞİD’i kurduğunu duyuru etti. Bağdadi’nin liderliğini reddeden El Nusra Cephesi lideri El Culani, Zevahiri’nin de desteğini aldı. Bu noktadan sonra IŞİD ile El Kaide’nin yolları ayrılırken, El Nusra Cephesi ikiye bölündü.

DEVLET VAADİ
Bazı militanlar El Culani’ye bağlılığını bildirirken, Suudi Arabistan, Libya, Ürdün, Tunus, Türkiye ve Garp ülkelerinden gelen yabancı savaşçılar tercihlerini Bağdadi’nin IŞİD’inden yana kullandı. Çünkü Bağdadi onlara sadece bir teşkilat değil bir devlet vaddediyordu. 2013 Mayıs ayında Suriye’nin petrol kenti Rakka’yı El Nusra Cephesi’nden silah gücüyle saha IŞİD burayı başkenti duyuru etti. Propaganda alanı olarak sosyal medyayı kullanan IŞİD’e dünyanın birçok ülkesinden cihatçılar katılıyordu. IŞİD, radikal İslamcılara aileleriyle beraber Rakka’ya gelmeleri çağrısında bulunuyordu.

YABANCI SAVAŞÇI FAKTÖRÜ
Suriye’de Esad rejimiyle savaştan ırak duran IŞİD’e sadece Avrupa ülkelerinden 3 bin yabancı savaşçı katıldı. Kısa sürede Suriye’de 8 bin silahlı savaşçıya ulaşan IŞİD, Irak’taki 15 bin militanıyla orta ölçekli bir orduya dönüştü. Suriye’de karaborsada sattığı petrolden günde 1 milyon dolar gelir elde eden IŞİD, Körfez ülkelerinden gelen maddi yardımlarla silahlı gücünü arttırdı.

“Arap Baharı” sonrası iktidar değişikliği yaşayan Şimal Afrika ülkelerinde gençler arasında IŞİD’e olan alaka her geçen gün artıyor. 

KADINLAR İÇİN KÖLE PAZARI
Bu sene Şubat ayında Irak’ta Sünnilerin yoğun olarak yaşadığı Felluce kentini ele geçiren IŞİD, Haziran ayında tek kurşun atmadan Musul’u ele geçirdi. Musul’dan sonra Kerkük ve çevresindeki kasaba ve köylere saldıran IŞİD, Yezidileri katletti. Yezidi erkekleri katleden ve kadınlarını pazarda köle olarak satan IŞİD’e karşı başta ABD olmak üzere Garp ülkeleri cephe almak zorunda kaldı.

Irak’ta hala Musul kentini elinde bulunduran IŞİD fazla hızlı şekilde taktik değiştirerek Suriye’nin Kobani kentinde Kürtlere saldırdı. IŞİD’in saldırısı sonrası yaklaşık 200 bin Kürt mülteci Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldı. IŞİD lideri Ebu Bekir El Bağdadi’nin Suriye’de muhalif güçleri tek bir çatı altında birleştirerek Esad rejimine karşı tek zor haline gelmeyi hedeflediği iddia ediliyor.

Bağdadi’nin bu planı çerçevesinde El Kural bağlantılı El Nusra Cephesi ortak devinim etmek için IŞİD’le saklı görüşmeler yaptı. Bağdadi, Suriye’de Esad rejimini devirdikten sonra bir sonraki adımı atmayı hedefliyor. IŞİD’in ırak ve Suriye’deki eylemlerinden etkilenen Arap ülkelerindeki öbür radikal İslamcılar hızla El Kaide’den uzaklaşarak Bağdadi’ye bağlılığını bildiriyor.

AFRİKA’YA YAYILIYOR
“Arap Baharı”nın etkisiyle rejim değişikliği yaşayan Mısır, Tunus ve Libya gibi ülkelerde, silahlı eylemler gerçekleştiren radikal İslamcı gruplar, IŞİD lideri Bağdadi’ye bağlılıklarını duyurdular. Laf konusu ülkeler ve Müslüman nüfusun yoğun yaşadığı Sudan, Nijerya, Eritre gibi Afrika ülkelerinde El Kural zayıflarken, IŞİD zor kazanmaya başladı. Son olarak Libya’nın liman kenti Derne’yi ele geçiren radikal İslamcı militanlar, IŞİD adına devinim ettiklerini ve ABD’nin başına 10 milyon dolar mükafat koyduğu Bağdadi’nin gerçek liderleri olduğunu duyuru ettiler.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ