Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /var/www/vhosts/haberstand.com/public_html/wp-content/themes/haber/header.php on line 111

Böbrek taşı erkeklerde daha fazla görülüyor

  • 20 Eylül 2018
  • 517 kez görüntülendi.
Böbrek taşı erkeklerde daha fazla görülüyor
Konu Altı

Böbrek ve üriner sistem taş hastalığı bütün dünyada cemiyet sağlığını tehdit ediyor. Her on kişiden birinde ömrünün herhangi bir aşamasında taş oluşuyor ancak bilhassa beslenme, hayat tarzı ve çevresel etkenlerdeki bozulmalar hastalığın daha sık görülmesine yol açıyor. Bütün hayat boyunca taş düşürme riskinin 10 erkekte 1 iken, bu sayının 35-40 kadında 1 olduğunu belirten Ürolog Doç. Dr. Tunç Özdemir, böbrek taşlarının en fazla 20-25 yaşları arasında görüldüğüne dikkat çekiyor.İlişkili Haberler

  • “Türkiye’de 25 bin şahıs böbrek bekliyor”
  • 6 santimlik böbrek taşına “flexible” müdahale
  • Böbrek taşı riskine karşı 7 önlem!
  • ​Böbrek taşı ağrısından korunmanın en kolay yolu

Böbrek taşı hastalığının her ıslak grubunda görülebilmekle birlikte, sıklıkla 20-50 yaşları arasında arttığını söyleyen Şişli Florence Nightingale Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Tunç Özdemir, genetik yatkınlığın, taş oluşumundaki mühim bir risk faktörü olduğunu söyledi. Dr. Özdemir, böbrek taşlarına sebep olan faktörler ile hastalığın teşhis ve tedavisinde gelinen son nokta hakkında şu bilgileri verdi: 

SICAKLIK VE HAREKETSİZLİK EN BÜYÜK DÜŞMAN!

“Taş hastalığı ve hava sıcaklığı münasebet eskiden beri bilinmektedir. Yaz aylarında hastalığa daha sık rastlanmasının altındaki sebep ise giderek artan sıcaklıklar. Hatta devamlı sıcağa maruz kalan iş gruplarında, taş hastalığı görülme sıklığının normal popülasyona göre 3-4 kat daha fazla olduğunu biliyoruz. Bu nedenle bilhassa ailelerinde üriner sistem taş hastalığı olanlar sıcaktan ırak durmalı ve sıcakta kalacaksa daha fazla su tüketmelidir.

OFİS ÇALIŞANLARI DİKKAT!

Yönetim ve ofis işinde çalışanlarda taş hastalığı daha sık görülmektedir. Her ne kadar iş grupları ile taş hastalığı ilişkisini, bireylerin çalışma ortamlarındaki beslenme alışkanlıkları, sıcağa maruz kalma ve su alımı ile beraber değerlendirmek daha doğru olacaksa da fiziksel aktivitesi kısıtlı olan işlerde çalışanların belli aralıklarla işlerine ara verip en azından yürüyerek egzersiz yapmasında yarar var. Düzenli spor yapmak ve bol su içmek (günde 2.5 – 3 lt.) böbreğin toplayıcı sisteminde kalıp taş oluşumuna sebep olabilecek partiküllerin bir an evvel idrar yolu sisteminden dışarıya atılmasını sağlamak açısından oldukça önemlidir.
 
BÖBREKLERDE TAŞ NASIL OLUŞUR?

Böbrekte taşların oluşumu birçok faktörün bir araya gelmesi ile ortaya çıkmaktadır, özetle böbrek taşlarına, normal olarak idrarın içinde bulunan tuz ve minerallerin dengesinin bozulması sebep olur. Bilhassa beslenme tarzı ve iklim gibi çevresel etkenler, idrarda atılan kristallerin yoğunlaşmasına, kümeleşmesine ve birikip ‘taş’ oluşumuna sebep olmaktadır. Bu kristaller şekillendikten sonra hızla birleşerek böbrek taşlarını oluşturmaktadır. Normalde idrar içinde bu kristalleşmeyi ve çökmeyi engelleyen ve İnhibitör denilen maddeler vardır. Bu inhibitörler her insanda yeterli miktarda olmayabilir ve bu da taş oluşumunda mühim bir sebeptir.
 
BÖBREK TAŞINDAN KORUNMAK İÇİN NASIL BESLENMEK GEREKİR?

Böbrek ve idrar yollarında taşların oluşumuna yol açan faktörler içerisinde son yıllarda üzerinde fazla yoğun olarak durulan mühim faktörlerden bir tanesi de tüketilen yiyecek ve içeceklerin içeriğidir. Az sıvı tüketimi taş oluşumunu daha da artırmaktadır. Bazı besinler taş oluşum riskini artırmaktadır. Bu besinler arasında aşırı oranda protein (kırmızı et, süt ve süt ürünleri), ıspanak, tuz, şekerli ve unlu mamuller, sakatat ürünleri, çikolata, koyu çay, kahve, kola, bira ve soda sayılmaktadır. 

FAST FOOD ALIŞKANLIĞI TAŞ OLUŞUMUNU KOLAYLAŞTIRIYOR! 

Taş hastalığının dünyada artmasında protein ve karbonhidrattan zengin, liften fukara beslenme -fast food alışkanlığının mühim bir etken olduğu düşünülmektedir. Şahısların beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi bu açıdan aka ehemmiyet taşır duruma gelmiştir. Tekrar idrar söktürücü-diüretik, antiasit ve tiroid ilaçlarının kullanımı, kalsiyum ve D ve C vitamini gibi bazı ilaçların kullanımı riski artırmaktadır.

TAŞ HASTALIĞI NASIL ANLAŞILIR?

Ağrı, en sık rastlanan belirtidir ve şiddetli, bıçak saplanır tarzda genellikle “boşluk” olarak adlandırılan, kaburgaların altından başlayıp sırttan öne, kasıklara doğru vuran şiddetli ağrı şeklindedir. Ağrının şiddeti vakit vakit artıp azalabilir. Çoğunlukla, bulantı ve kusma, idrarda kanama ve yanma eşlik edebilir. Belirti vermeyen böbrek taşlarına da rastlanabilir. Bu taşlar, ancak denetim sırasında ya da öbür amaçla yapılmış tetkiklerde tesadüfen saptanır. Hastalığın tanısında en mühim yaklaşım detaylı hasta öyküsü ve titiz bir fizik muayenedir.

TEDAVİ TAŞIN ÖZELLİKLERİNE GÖRE PLANLANIYOR

Sanılanın aksine bütün böbrek taşları aynı yapıda değildir. Bu nedenle bilhassa ilaçlı tedavide olmak üzere bütün taşlar aynı yöntemle tedavi edilememektedir. . Ufak taşlarda taş düşürülmesi ve ağrının azaltılması için ilaç tedavilerine gereksinim duyulmaktadır. Geçmişte sıklıkla başvurulan aleni taş ameliyatları ise bugün neredeyse hiç kullanılmamakta, tekrar 10-15 sene öncesine kadar sıklıkla kullanılan “beden dışından ses dalgaları ile taş kırma tedavisi” bugün etkili ve pratik öbür yöntemler nedeniyle daha az uygulanmaktadır. Günümüzde en sık başvurulan yöntemler endoskopik-kapalı cerrahi yaklaşımlardır. Bu yöntemleri şöyle sıralamak mümkün:

Doç. Dr. Tunç Özdemir

ENDOSKOPIK ÜRETER TAŞI AMELIYATI

Kapalı böbrek taşı ameliyatı: Fleksible URS ile tabii idrar kanalından  böbreğe kadar çıkılarak böbreğin odacıkları içindeki taşlar lazer yöntemiyle kırılıyor.

Başarı oranı yüzde 95: Başarı oranı taşın boyutuna, tam olarak nerede yerleştiğine bağlı olarak değişmekle beraber tek seansta tam olarak taşsız kalma oranı yüzde 85-90 arasında, ikinci seansta ise yüzde 95’ler seviyesindedir.

İyileşme süresi kısa: Hastanede kalış süresinin kısalığı ve iyileşme sürecinin fazla hızlı olması ve böbrek işlevlerine en az ziyan veren metot olması mühim avantajlarıdır. Tamamen endoskopik bir metot olması nedeniyle bilhassa kan sulandırıcı ilaç alma zorunluluğu olan hastaların taşlarının tedavisinde, ameliyat öncesi ilaçlarının kesilmesine gerek olmaması da öbür yöntemlere göre Fleksible URS’yi daha faik kılıyor.
 
BÖBREK TAŞI HASTALARINA ÖNERİLER

Mevcut taşların büyümeden gereken önlemlerin alınması ve taşların müsait yöntemlerle temizlenmesi, düşürülen ve alınan taşların tipini analiz etmek amacıyla biriktirilmesi ve inceleme amacıyla bu mevzu, bahis ile ilgilenen deneyimli merkezlere başvurmaları gerekir.

Ailesinde yaygın taş hastalığı bulunan ve sık sık taş oluşumu ile karşılaşan bireylerin bu konuda deneyimli merkezlerde genetik ve metabolik incelemelerden geçmeliler.

SUYUNUZU DOĞRU MİKTAR VE ŞEKİLDE İÇİN

Başlıca su olmak kaydıyla, bol miktarda (günde 2,5 litre) sıvı almak ve  günlük idrar çıkışını 2 litre üzerinde tutmak tavsiye edilir. Ancak sıvı alımı günün her saatine yayılmalıdır. Her saat başı bir bardak su, en pratik ve ülkü olanıdır. Kola, gazoz gibi içeceklerden kaçınmak gerekir .

Taze sıkılmış meyve suları tercih edin, konsantre meyve suları taş hastalığı riskini arttırabilir. Evde yapılan limonata ve taze sıkılmış portakal, mandalina ve greyfurt suyu gibi C vitamini içeren meyve suları böbrek taşı oluşumunu engelleyecek içeceklerdir.

Süt ve süt ürünlerinin hiç tüketilmemesi, taş oluşum riskini arttırır. Kalsiyumdan yoksun diyetler uygulanmamalıdır.

YÜRÜYÜŞ VE EGZERSİZ YAPIN

Böbrek taşı oluşum riskini artıran öbür bir unsur obezitedir. Bu nedenle kilo problemi yaşayan bireyler, kişiye hususi beslenme programları ile ülkü kilo seviyelerine ulaşmalıdır.

LİF İÇERİĞİ YÜKSEK OLAN BESİNLER YİYİN VE PROTEİN TÜKETİMİNİ SINIRLAYIN

Beslenme düzeninde gıda çeşitliliği önemlidir. Tek bir besinin fazla tüketiminden kaçınılmalı, lif içeriği yüksek gıdalar tercih edilmelidir.

TUZ KULLANIMINA DİKKAT

Fazla tuz tüketimi barsaklardan kalsiyum emilimini artırır. Bu da böbreklere daha fazla miktarda kalsiyumun gelmesine sebep olarak, taş oluşum riskinin artmasına sebep olur. Bu nedenle fazla tuzlu gıdalar tüketilmemelidir. Günlük beslenmede; sebze, meyve ve ekmekte tuz olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle sebze yemekleri ekstra tuz ek edilmeden yapılmalıdır.

TAŞ RİSKİ OLUŞTURAN BESİNLERİ SINIRLANDIRIN

Böbrekte taş oluşumu yönünden en riskli maddelerden biri de oksalattır. Böbrek taşı hastalarının, yüksek oksalat içeren çay, kahve, alkol, pancar, soya, siyah çay, çikolata, kakao, kuru incir, karabiber, fındık, maydanoz, haşhaş tohumu, ıspanak, çilek, böğürtlen gibi besinleri aşırı tüketmemeleri gerekir.”

VİDEO: AŞIRI TUZ KALP VE BÖBREK DÜŞMANI 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ