Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /var/www/vhosts/haberstand.com/public_html/wp-content/themes/haber/header.php on line 111

MHP Genel Başkanı Bahçeli: Yeni hükümet sistemi Cumhuriyet tarihimizin üçüncü evresidir

  • 24 Haziran 2018
  • 487 kez görüntülendi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli: Yeni hükümet sistemi Cumhuriyet tarihimizin üçüncü evresidir
Konu Altı

MHP Umumi Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti’nin Yenikapı mitingine katılmamalarına ilişkin “Böyle bir toplantıya bizim katılmamız, orada da kürsüye çıkma hali bize ne kazandırır? İşte geldiler, geldiğimiz için de aka bir alkış aldık, sonra gittiler. MHP’nin buna ihtiyacı yok. MHP böyle ufak fırsatları değerlendirerek köklü politika üretemez.” dedi.

Bahçeli, katıldığı Habertürk TV, Bloomberg HT ve Show TV ortak yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

“AK Parti seçim için ’24 Haziran’ dedi. Sizi şaşırttı mı daha da erkene alınması?” sorusuna Bahçeli, “Hayır” yanıtını verdi.

Bahçeli, süreçte kendilerinin seçim için 26 Ağustos’u öngördüğünü anımsattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimin daha da erkene alınmasına ilişkin kendisine ne söylediğini sorulması üzerine Bahçeli, “Çok yönlü bir değerlendirme içerisinde olduklarını anlatım ettiler. 26 Ağustos aynı zamanda Kurban Bayramı’nın da öncesi ve sonrasını kapsayan bir tarih. 200 bin şahıs hacca gidiyor. Öyle bir görüş var. Böyle bir ortam içerisinde seçimlerin daha sağlıklı olabilmesi ve biraz daha erkene alınması halinde daha iyi sonuçlar, verimli çalışmalar yapılabilmesi imkanı doğacağı için kendilerinin düşüncesinin 24 Haziran 2018 olduğunu anlatım ettiler.” yanıtını verdi.

“Yeni kurulan İYİ Parti’nin seçime girmemesi için böyle bir hamle yapıldı.” şeklindeki iddialarının hatırlatılması üzerine Bahçeli, “Bunların hiçbirisi gündeme dahi getirilmedi. Hiçbir siyasi partinin hususi durumu seçim kararının oluşmasında gündem dahi edilmedi, görüşülmedi. Sadece kendilerinin değerlendirmesiyle 24 Haziran’ın mühim bir tarih olabileceğini anlatım ettiler. fazla yönlü düşündüklerini ve araştırdıklarını söylemek suretiyle, bu tarihin olası olup olamayacağını bize sordular. Kendilerine, ‘Bugün kamuoyuyla paylaşabilirsiniz Sayın Cumhurbaşkanı’ dedim ve ayrıldım.” açıklamasını yaptı.

“Yerel seçimler evvel yapılıyor olsaydı Cumhur İttifakı ile ilgili bazı sıkıntılar doğabilir miydi? Biraz da bunun endişeleri var mıydı?” sorusu üzerine Bahçeli, “Bizde böyle bir kaygı yoktu. Ancak kamuoyunda fazla tartışılıyor, önüne gelen yorumlar getiriyor. Her akşam televizyonda 5’er, 6’şar basın sorumlusu, araştırmacı yazar ve politika bilimci olan insanlar mevzu, bahis üzerinde fazla farklı yorumlar getiriyor.” dedi.

Geçmişte yaşanan siyasi gelişmeler

Bahçeli, “AK Parti ile Cumhur İttifakı kurmanızın asıl nedeni?” sorusu üzerine, 57. hükümet döneminde yaşanan münakaşa ve olaylar ile 3 Kasım seçimine giden sürece değindi.

Devlet Bahçeli, bir ülkede siyasi iktidarı belirleyecek esas unsurun ulusal irade olması ve bunun dışında hiçbir iç, hariç odağın ülke yönetiminde etkin laf sahibi olmaması gerektiğini vurguladı.

57. hükümetin koalisyon ortağı olduklarını anımsatan Bahçeli, “Bu Türkiye’de en uzun ömürlü koalisyondu.” dedi.

Bahçeli, “Fakat bir yere gelinmiştir. Bunu kamuoyunun artık fazla iyi bilmesi lazım. MHP’yi de haksız yere eleştirmekten vazgeçmeleri lazım. MHP için her şeyi söyleyebilirsiniz, onların hakkıdır. Ama MHP’ye hakaret edecek, onu diğer türlü yorumlayacak ve farklı eleştirilerle kamuoyunun kafasını karıştırabilecek yaklaşımlardan ırak durmak lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

Refahyol Hükümeti ve 28 Şubat’a giden süreci de anımsatan Bahçeli, “…Otobüslere farklı binecekler, Başbakanlık konutunda kimlere ne yemekler veriliyor tartışmaları.” dedi.

“Kim yaptı onları?” sorusuna Bahçeli, “Birçok çevreler var. Refah Partisi’nin iktidar olmasını bir rejim sorunu gören asker, sivil, siyasi parti kim varsa bu işlerin içerisinde.” karşılığını verdi.

Siyasette her şeyi fazla yönlü düşünmek gerektiğini anlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Ben arzularım ki politika bilimci, Türkiye’nin siyasetinde uzun yıllar hizmette bulunmuş kıymetli şahsiyetler daha objektif yorumlar sunarak hem demokrasimize hem siyasi kültürümüze hem de siyasi partilerin kendilerini gözden geçirmelerine fırsat verebilecek bir zemini oluştursunlar. Ama biz biliyoruz. Bunu kaç kere anlatım ettik. Tekrarlamak istiyorum. Birincisi Türkeş’siz MHP. 12 Eylül sonrasındaki gelişmeler ışığında söylüyorum. İkincisi MHP’siz bir TBMM, üçüncüsü de MHP’siz bir hükümet olma. Bu mevzu, bahis hem içimizde hem dışımızda birçok çevrelerin göstermiş olduğu gayretlerle MHP’nin varlık sebebini, siyasi geleceğini karartmak isteyen anlayışlar olarak dikkat çekti. Böyle bir ortam içerisinde MHP, Türkeş’siz ama onun kurduğu bir parti.” 

“Şartlar hükümet olmayı mecburi kılmış”

MHP’nin 1999 seçimlerinde 129 vekiliyle TBMM’ye geldiğini hatırlatan Bahçeli, şunları söyledi:

“Şartlar hükümet olmayı mecburi kılmış. İlk günden başladılar. Bunların içerisinde 21 Mayıs 2002’de Tufan Türenç Bey’in köşesinde ‘MHP’siz hükümet’ makalesi okunmalıdır, ikincisi ‘Ecevitsiz bir hükümet’ makalesi de okunmalıdır. Emin Çölaşan Bey Ecevit’in rahatsızlığını gerekçe göstererek, insanlıkla bağdaşmayan bir makaleyi nasıl yazdı? Tüm bunların hepsini üst üste koyduğunuz vakit Türkiye’de birileri bir şeyler yapmak istiyor. Ama burada ulus ve ulus iradesi yok. Onu her vakit istedikleri gibi yönlendireceklerini zannediyorlar. Böyle bir ortam içerisinde MHP’yi yıkamayacaklarını anlayacaklar.”

MHP Umumi Başkanı Bahçeli, daha sonra 136 milletvekiliyle gelen DSP’ye yönelme olduğuna işaret ederek, “136’yı karpuz gibi ikiye böldüler.” ifadesini kullandı.

Rahmetli eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in başkanlığında bir yeni parti kurulduğuna değinen Bahçeli, DSP’nin mühim bir kargaşanın içerisine sürüklendiğini vurguladı.

Bahçeli, “Böyle bir vaziyet karşısında acep koalisyon nasıl bozulur. Şimdi bu konularla ilgili mühim gelişmeleri iki kişinin fazla iyi anlatması lazım. Birisi Kemal Derviş, birisi Hüsamettin Özkan. Olayları tüm çıplaklığıyla yaşadıkları için.” dedi.

“Siz anlatın” ifadesi üzerine Bahçeli, “Onlar daha iyi anlatırlar. Çünkü işin içindeler.” karşılığını verdi.

57. hükümet döneminde Başbakanlık konutunda yaşanan bir olaya da değinen Bahçeli, şunları anlattı:

“4 Temmuz 2002’de Başbakanlık konutunda bir araya gelindi. Rahmetli Ecevit, Hüsamettin Özkan, ben, Mutlu Yılmaz, Kemal Derviş, Sümer Oral, Hazine Müsteşarı, Merkez Bankası Başkanı. Bir ekonomik krizden nasıl çıkılacağına dair mühim görüşmelerin olduğu yerde Kemal Derviş’e, rahmetli Ecevit’in tarafından buradan çıkış sorulduğunda, ‘Yeni bir senaryoya gereksinim var.’ Üç kere bunu tekrarladı. Rahmetli Ecevit soruyor, ‘Neyi kastediyorsunuz?’ Söyleyemiyorlar ama sıhhat gerekçesini öne sürerek, bu cümlelerin birbirini tamamladığını söylüyorlar. Hüsamettin Özkan yanımda oturuyordu. Kağıdın üzerine ‘Hüsamettin Bey toplantının dağıtılmasında fayda görüyorum.’ Toplantı dağıldı.”

Bahçeli, bu hadise yaşandıktan sonra 5 ve 6 Temmuz’da “erken seçim” yönündeki sözlerini anımsattı.

“Ecevit ile birebir görüşmelerinizde ne konuşuyordunuz?” sorusu üzerine Bahçeli, “Benim erken seçim talebimi erken bulduğunu, zamanlama itibarıyla da müsait olmadığını anlatım ediyordu. Bunun böyle olmadığını ben biliyordum. Ama o kararlı ve dirayetli bir siyasi lider. Erken seçim yönünü gündeme almadan bu işin altından kalkabileceğini düşünüyor.” yanıtı verdi.

DSP’den kopuşlar başladığında Bülent Ecevit’in kendisini Başbakanlık konutuna çağırarak, “Partimizden ayrılışlar 30’u buldu. Burada kalacağını umut ederim. Ama olmayacağa benziyor. Böyle bir vaziyet karşısında koalisyon ortağı olarak ne düşünüyorsunuz?” diye sorduğunu belirten Bahçeli, kendisinin de koalisyon protokolünde mebus sayılarındaki azalış ve artışın koalisyonun yapısını etkilemeyeceğini anlatım ettiğini anlattı. 

“Kimsenin haysiyetiyle oynamaya kimsenin hakkı yoktur”

Bahçeli, “Tansu Çiller’in AK Parti’nin mitingine gitmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine şu yorumu yaptı:

“Tansu Çiller hanımefendi Başbakanlık yapmış, Türkiye’nin mühim bir siyasi kuruluşunda Süleyman Demirel Bey’den sonra umumi reis olmuş ve vakit içerisinde de mühim tecrübelere sahip bir hanımefendi. Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları dikkate alarak o mitinge katıldı. Basından takip ettim. Bir tümce sarf etti ‘milli bilinç itibarıyla buradayım.’ Bu fazla kapsamlı, üzerinde fazla düşünülmesi gereken…Geçmişte yaşanan olaylar içerisinde de belli bir birikime ve tecrübeye sahip olan bir siyasetçinin kullandığı tümce olarak dikkat çekicidir. Ben de kendisini kutlama ettim.”

“Bazı kesimler Çiller’in orada olmasının AK Parti’ye katacağı fazla da fazla bir şey olmadığını dile getirdi. Ne düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine Bahçeli, “Çok yanlış. Türkiye’nin maalesef siyasi kültürü bu noktaya doğru gitmiş. Hiç kimse müspet ve geleceğe yönelik düşünmüyor. Ne yapacak? Birtakım şeyler derhal söylüyorlar. Karşılıklı bunları düşündüğünüz vakit hep böyle al, ver siyaseti ve kültürü yargıç oluyor. Türkiye’nin, aydını başta olmak üzere, bu anlayıştan kurtulması lazım. Kimsenin haysiyetiyle oynamaya kimsenin hakkı yoktur. Eline bir olanak geçti, bugün için hesabı sorulamayacak dönemde bunları kullanarak kimse kimseyi yıpratmasın.” diye konuştu.

“Cumhur İttifakı’nda berabersiniz sebep bu mitinge gitmediniz?” sorusu üzerine Bahçeli, şu görüşlerini paylaştı:

“Ben dedim ki bu miting AK Parti’nin mitingidir. Bu mitingin oluşmasında benim herhangi bir katkım yok. Cumhur İttifakı iki partiden oluşuyor. Şimdi ‘Cumhur İttifakı’ demek iki ayrı partiyi birbirlerinden tamamen soyutlayarak hele hele bazılarının dediği gibi art tekerdi, bilmem neydi, şuydu buydu gibi iftiralarla yorumlarsanız…Ben şöyle düşündüm. Böyle bir toplantıya bizim katılmamız, orada da kürsüye çıkma hali bize ne kazandırır? İşte geldiler, geldiğimiz için de aka bir alkış aldık, sonra gittiler. MHP’nin buna ihtiyacı yok. MHP böyle ufak fırsatları değerlendirerek köklü politika üretemez. Her koyun kendi bacağından asılır. Biz Cumhur İttifakı’nda iki ayrı partiyiz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin oluşması noktasındaki ittifakın kurallarıyla, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kapsamı ve işleyişiyle ilgili her konuda mutabıkız.”

‘TBMM içerisinde kuvvetli bir MHP’nin temsil edilmesini istiyoruz’

Bahçeli, Cumhur İttifakı’ndaki al çizgilerinin neler olduğu sorusu üzerine, ulusal hassasiyetleri dışında bir al çizgilerinin olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini oluşturan Cumhur İttifakı’ndaki partilerde de hassasiyetlerini ortadan kaldırabilecek söylem ve davranışın olmadığına işaret eden Bahçeli, bu ittifakın varlığından fazla aka oranda rahatsız olanların bulunduğunu dile getirdi. 

“Bir fitne uyarısı yaptınız, AK Parti içindeki bazı kişilere dönük bir izahat mıydı?” şeklindeki sual üzerine Bahçeli, şöyle konuştu: 

“Kayseri’deki istişare toplantımızda son olarak kullandığım bir cümledir. Tümce doğru bir cümledir. Hak ve Kalkınma Partisinin adaylarına yöneliktir, bunu herkes biliyor ve görüyor. AK Parti’nin yöneticilerinin de bilmesi ve görmesi lazımdır. MHP’nin oradaki temsilini devamlı eleştiriyorlar. Diğer türlü söylemler kullanıyorlar ancak Sayın Cumhurbaşkanının adaylığını hiç dillendirmiyorlar. Seçimlerin nasıl olacağına dair hiçbir konuyu gündeme getirmiyorlar.” 

MHP’nin aka kurultayındaki konuşmasında MHP’nin cumhurbaşkanı adayının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu açıkladığını hatırlatan Bahçeli, bazı AK Partili adayların kulislerde, kahvelerde, bürolarda yapılan konuşmalarda “Biz bu MHP’yi niye taşıyalım, MHP olmadan da olmaz mı?”, “Güçlü bir AKP’yi yaratalım.” dediğini anlatım etti. 

“MHP’yi yok farzetmek kabulleneceğimiz bir vaziyet değil”

Bu kişilerin cumhurbaşkanı adayını da dillendirmediklerini öne süren Bahçeli, “Kendilerinin daha kuvvetli bir parti olabilmesi için ne gerekiyorsa onu yapsınlar, ona itirazımız yok ama MHP’yi yok farzederek, MHP’yi ufak göstererek, birtakım şeyleri düşünmek, o vakit bizim kabulleneceğimiz bir vaziyet değildir. Böyle bir durumda ben Kayseri’den AKP’li milletvekilleri birtakım konularda dikkatli olunuz, fitne fesada katılmayınız’ dedik. Doğru da söylemişimdir.” diye konuştu

Devlet Bahçeli, 24 Haziran’dan sonra Cumhur İttifakı’nın nasıl devam edeceğine ilişkin bir sual üzerine MHP’nin kişisel menfaatleri, ülke menfaatleri önüne çıkartmayacağını, aksi halde partinin varoluş gayesinin, misyonunun ve vizyonunun yok olacağını vurguladı. 

“TBMM içerisinde kuvvetli bir MHP’nin temsil edilmesini istiyoruz. Onun için çaba gösteriyoruz. Cumhurbaşkanı hükümeti nasıl kuracaksa kurar, o onun bileceği iştir ama MHP bugüne kadarki çabalarında cumhurbaşkanlığı sisteminin içerisinde bakan veya cumhurbaşkanlığı yardımcıları olarak herhangi bir talep düşünemez, aklına da getiremez. Bu manada bizi de kimse cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin oluşmasındaki Cumhur İttifakı’nda kullanamaz, satın alamaz. Yani Ahmet Davutoğlu’nun hatalarını işlerlerse her şey biter.”

Bu hatanın ne olduğunun sorulması üzerine Bahçeli, Davutoğlu’nun MHP umumi reis yardımcılığı görevinde bulunmuş bir kişiyi başbakan yardımcısı olarak yanına aldığını ve ikisine de teklifte bulunduğunu anlattı.

“Birinci turda alacağı inancındayım”

Seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmesi sorulan Bahçeli, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin oluşması için Cumhur İttifakı’nın mutlaka netice alması lazım. Cumhur İttifakı netice alınca tabiatıyla cumhurbaşkanı adayının da netice alması lazım. Çünkü diğer bir adayın arkasına düşemeyiz. Birinci turda alacağı inancındayım.” değerlendirmesini yaptı. 

Devlet Bahçeli, parlamentoda da çoğunluğu Cumhur İttifakı’nın alması gerektiğini vurgulayarak, bu olmadığı takdirde Türkiye’nin yeni sorunlara ve kargaşalara sürüklenebileceğini anlatım etti. 

Mecliste ekseriyet sağlanamadığı takdirde bir koalisyon arayışına gidilip gidilmeyeceğine ilişkin görüşleri sorulan Devlet Bahçeli, şöyle devam etti: 

“Cumhurbaşkanlığının, herhangi bir siyasi partiyle onun umumi başkanıyla veya onların önereceği herhangi bir kişiyle cumhurbaşkanlığı yetkisini paylaşmak gibi bir anlayış laf konusu olmaz ancak cumhurbaşkanlığının yetki ve sorumluluğunu kullanırken, Meclisle uzlaşmacı bir yaklaşım içerisinde faaliyetlerini sürdürürken şayet beklenilen bir orana ulaşılmamış ise cumhurbaşkanlığının ülke yönetiminde, birtakım faaliyetlerini yerine getirebilmesi için Meclis içerisinde destek arayabilir. O koalisyondan ziyade bir uzlaşma, bir ülke meselesinin çözümü noktasındaki iş birliği olabilir. Cumhurbaşkanlığının herhangi bir kişiyle veyahut grupla herhangi bir liderle koalisyon yapması laf konusu olamaz çünkü kurumun ilkesine aksi düşer.” 

“Bu hayati bir seçimdir”

“İyi Parti, CHP veya HDP ile Mecliste farklı yerlerde beraber çalışma laf konusu olursa buna nasıl yaklaşırsınız?” sorusuna Bahçeli, “Benim inancım şudur, bu hayati bir seçimdir, yeni bir sürecin başlangıcıdır. Bunun kurumsallaşması lazımdır. Böyle bir durumda bize şu aşamada düşen vazife Cumhurbaşkanın Recep Tayyip Erdoğan olarak seçilmesi ve Meclisteki yapılanmanın da AKP ve MHP’nin mebus oranlarıyla kuvvetli bir hale getirilmesi. Böyle bir vaziyet karşısında 301’in üzerinde bir bina çıkarsa problem fazla olmaz.”

Bahçeli, mebus sayısının 301’in altında olması durumunda ise Meclisin o vakit buna bir çözüm yolu bulacağını aktardı. 

Kamuoyu araştırma şirketlerince kamuoyunda paylaşılan HDP’nin barajı aştığı, MHP’nin ise barajın altında kaldığına yönelik anketleri de eleştiren Bahçeli, Türkiye’de kamuoyu araştırmaları yasasının çıkarılmasını ve bu şirketlerin varlıklarının ve idare şeklinin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini kaydetti.

“Bunun altına da düşersek bu milletin fazla iyi düşünmesi lazım”

Meclis’te bazı partilerin öbek kuramayacağı iddiaları hatırlatılarak, kendisinin böyle bir kaygı taşıyıp taşımadığının sorulması üzerine Bahçeli, şunları kaydetti: 

“Bizim en aka tahribat aldığımız, üzerinde her türlü oyunun oynandığı dönemde dahi 40 kişiyle geldik. 5 tanesi gitti 3 tanesi sallantıda kaldı, şu an 32 kişiyle Meclisteyiz. Bunun altına da zaten düşersek o vakit bu milletin fazla iyi düşünmesi lazım. İhanet Mecliste olacak, vatanseverler dışarıda olacak. 

Bu davaya gönül vermiş arkadaşlarımız, ihanetin Mecliste temsiline olanak tanıyan her türlü oyunun farkına vararak kendi davasını, MHP’nin varlığını kimseye ezdirmemeli, kimseye satmamalı. Onun için hepsine çağrıda bulunuyorum, bu seçimde yeni bir sürece giriyoruz, bu süreç cumhurbaşkanlığı hükümet sistemidir. Burada kuvvetli bir MHP olarak Mecliste olmak istiyoruz. Birtakım çevrelerin ‘Barajı aşarlar, aşmazlar’ tartışmalarına artık yeter, MHP üzerinde böyle bir yorum yapmayın.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ